Keşke 2 artı 2’nin inatla başka bir rakamı verebileceğini iddia edebilen, bu konuda ispatını geliştirebilen, tezini yazabilen, her şeyden önemlisi eleştirebilen bir gençlik ya da genç kalabilen beyinlerimiz olsaydı. Ancak durum bu fanteziden ibaret olup, pratikte böyle olmadığı da yetkili ağızlar tarafından ifade edilmektedir. ‘Meslek lisesi memleket meselesi’ diye, sanayinin, ara iş gücünün yükünü sırtlayanlar diye yere göğe konulamayan gençlerin aslında temel matematik işlemlerinden yoksun olduğuna dair tespitler yapıldı.
Yap-boz eğitim sistemimizde çerçeveye bir türlü oturtulamayan parçalardan bir türlü manzarayı göremedik. Parçaların tamamlanması halinde görülebilecek manzara hakkında ciddi meraklarım var. Acaba, titreyen sesleriyle okuma yazmayı yeni söken, meraklı ellerin eline hemen tutuşturulan test kitapların sonucunda mı artacak ülkemizin başarı grafiği.
‘Birilerinin şapkasını bir kenara koyup, aynanın karşısına geçip, acaba ben sistemin bu hale gelmesinde nasıl bir rol almış olabilirim?’ diye sorması gerektiğini düşünüyorum. 2+2 gibi temel matematik işlemlerinden yoksun, Türkiye fen ortalaması 4-5 neti geçemeyen mezunların yetiştirilmesinde, öğretmenlerin, müdürlerin, sistemi iyi yönetemeyen yöneticilerin, tüm bu olan biteni sorgulamayan ailelerin hiç mi katkısı olmadı. MYO’lara sınavsız geçişle yerleşen öğrencilerin niteliğinin düşük bulunması ve alınan verimin az olması gerekçe gösterilerek, sınavsız geçişin kaldırılması gündemde. Hatırlanırsa, birkaç yıl öncesinde de Y-ÖSS puanıyla merkezi yerleştirme ile üniversiteye yerleşen öğrenciler için de aynı şey söylenerek, yapılan sınavın tüm lise müfredatını kapsaması için sil baştan bir sınav sistemi getirilmişti. Puanıyla bir bölüme yerleşen öğrencilerin de mühendislik ya da tıp bölümlerini okuyabilecek akademik yeterliliğinden endişe edilerek kimi üniversitelerde temel dersler için hazırlık sınıfları açılmıştı. Hatta üniversite sonrası yeterince staj ya da pratik yapamadığı için mezun olan öğrenciler için de benzer sıkıntılar söz konusudur.
Görüldüğü gibi aslında durum sadece ne meslek liseleri ne SBS-ÖSS - YGS-LYS ne de başka sınav türleridir. Mesele, tüm bu parçaların da dahil olduğu genel bir sistem sorunudur. Sistem ele alınmadığı sürece, sadece bir parçanın ele alınarak ayar yapılması sürece kısa süreli bir çözüm getirir.
Varolan sıkıntıların halı altına süpürülmesi ya da konuya başka tarafından bakılması, kendi içinde iyi niyetli yapılan girişimlerin de önüne geçer. Bu konuda dikkatli olunması gerekir. Gençlik kendi enerjisiyle geliyor ve bu enerjinin iyi yönlendirilmesi geleceğimiz açısından oldukça önemlidir.
18.01.2010, eğitim süreciniz için, yarınınızın biraz daha şekillenmesi için önemli bir gün olabilir. Kendi sisteminizin matematiğini oluşturmak, kendi probleminizi çözmek adına sadece bir tarihtir. Ancak tüm bu olan bitenin farkında olan, ne istediği kadar ne istemediği üzerinde de kafa yoranlar içinse, kişisel tarihin başlayacağı bir gün olmalıdır diye düşünüyorum.
Başvuru süreci sınavın kendisi değildir, başvurunuzu hemen yapıp çalışmalarınıza odaklanmanız gerekmektedir.
Heyecanınızı tüm sürece yayarak çalışmanız dileğiyle…
Yorum yapabilmeniz için, üye olmanız gerekmektedir...